Bir tarafa yatıp uyurken, yatılan yöne bağlı olarak burun deliklerimizin birisi tıkanırken, diğeri açılır.
Solunum bu açık olan burun deliğinden yapılır. Ayrıca nefes alınan burun deliği ile beynin yarım küreleri
ve parasempatik sinir sistemleri arasında da bir ilişki olduğu çalışmalarla ortaya konmuştur.
SAĞ TARAFA YATILMASI
Sağ tarafa uyurken, sağ burun deliği tıkanır ve sol burun deliği açılır. Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarım küresinin aktivitesi artar.
Sağ beyin yarım küresinin uyarılması, parasempatik sinir sistemimizin yavaşlamasına,tansiyonun düşmesine, mide-bağırsak faaliyetlerinin yavaşlamasına neden olur.
Dolayısıyla kalp daha az yorulur, uykuya dalmak daha kolaylaşır. Bu da dinlenmenin daha iyi olmasına olanak sağlar.
SOL TARAFA YATILIRSA NE OLUR?
Sol burun deliğinin tıkanması ile birlikte sağ burun deliğinden nefes alınması, sempatik sinir sisteminin faaliyetlerinde artışa yol açar. Bu durumda kişi
heycanlanmış gibi olur ve kalp atım hızının, tannsiyonun, heycan ve dikkatin artması uykuya engel olabilir. Sol taraf üzerine uyurken vücut daha çok yıpranacaktır.
SIRT ÜSTÜ VE YÜZÜSTÜ UYURKEN DURUM NE OLUYOR?
Yüzüstü yatmak zaten uzun süre mümkün olmadığı gibi, kalp, akçiğerler ve mide bu durumda baskı altında kalır. Çiğerlerimiz ve midemiz sıkışıp rahatsızlık verebilir.
Sırtüstünde yatıldığında ise bu rahatsızlıklar olmaz. Ancak, uykuya dalmada gecikme olabilir. Bu durum vücudun dinlendirici bir uykuya geçmesine ve dinlenmesine
engel olabilir. Çünkü bu yatış şeklinde gündüz olduğu gibi iki burun açık olacak ve parasempatik sistem uyarılmayacaktır. Ayrıca sırtüstü yatılması durumunda mide
ve bağırsakların fonksiyonları gerçekleştirmesi biraz daha zorlaşacaktır. En faydalı ve belki de en az zarar görebileceğimiz yatış pozisyonu
“sağ yana yatarak ve ayakları vücuda doğru çekerek uyuma” olduğu, yapılan araştırmalarla bugün doğrulanmıştır. Bu yatış şeklinde hem mide ve bağırsaklar korunmakta,
hemde sindirimin daha kolayca tamamlanması mümkün kılınmaktadır.